Cumartesi, 04 Eyl 2010
Buradasiniz:

DOST SİTELER

          Karaterziköyü
          Paylaşım Radyo
          Gazi Özcan
          Hasan Polat
          Alevi Siteleri

İSTATİSTİK-1

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN10
mod_vvisit_counterDÜN120
mod_vvisit_counterBU HAFTA673
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA707
mod_vvisit_counterBU AY445
mod_vvisit_counterGEÇEN AY4279
mod_vvisit_counterTOPLAM50250

Online : 7
Your IP: 38.107.191.114
,
Now is: 2010-09-05 00:25

İSTATİSTİK-2

Toplam Üye:77
Aktif Üyeler:77
Son Üyemiz:deniz
Son Ziyaretçi:hasan t
Bölüm:3
Kategori:18
İçerik:98
İçerik Okunma:15791

DUYURULAR

dedeyazi.net yenileniyor.çok yakında dopdolu içeriğimizle yayındayız...

DEDEYAZI HAVA DURUMU

HIZLI İLETİŞİM






TARİHÇE
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazar, 21 Haziran 2009 19:27

          DEDEFENGİ YENİ İSMİ DEDEYAZI KÖYÜ TARİHÇESİ:

         Dedefengi köyü, Malatya`nın güney batısına kurulmuş, yeşilliklerle göz kamaştıran, insanları misafirperver , suyu, havasıyla cennet köşelerinden bir yer. Dedefengi`nin tarihi,1680 yıllarına dayanmaktadır.
        Tabiki bu bir söylenti. Bugün kü yerleşim yerinde daha önce bilinen FENŞEHRİ bulunmaktaymış. Köyümüzde bu şehrin kalıntılarına halen rastlamaktadır.Hatta 1965 yıllarında bir köylü ,köye yakın olan çatal armut semtinde 600-700 Metre mesafe de tarlasını öküzlerle sürerken sabanın taşa takılmasından dolayı kazdığını ve sonuçta 16-17 tane altın bulduğu söylenmekte köylüler arasında.Bir örnekte köyün altında Şeker Tosun tarlasının taşlarını temizlerken Keveke taşları bulundu bu taşların üzerinde yazı ve resimler verdi.Hatta bu taşları yaptığı evin duvarlarına kulandı.
        Köyümüz Cumhuriyetten önce ağalıkla yönetiliyormuş.Osmanlı döneminde Harput vilayetinin vergisini toplayan Akçadağ Örende ki konak ağaları geniş bir bölgede Maraş`ta,Sivasa ve Harput sınırlarına kadar olan yerdeki vergileri örendeki konak ağaları görevlerini yerine getiriyorlar. Hatta bu ağalara verilen yetki  o kadar geneş ki istediğinde suç işleyenleri bu ağalar kurşunlayarak  veya meydanda idam ederek görevlerini yerine getirirlermiş.Ören ağalar bunu yaparken çevredeki yerleşim yerlerin dede kendilerine sadık insanlar bularak padişahlarına karşı görevlerini kusursuz yerine getiriyorlar. Dedefengi köyünde TOZUKLULARDA olan (HUSUK AĞAYI) yanlarına alıyor,Örendeki konak ağaları.Bizim gibi köylerde bu ağalar vergi,su,tarla sınırı vs gibi sorunları yerel ağalara veriliyor bir nevi yerel yönetim görevi üsleniyor ağalar.Dedefengi köyüne ait olan mera var.Bu mera yaklaşık 180 Hektar.Şimdiki mera çok önceleri  ormanlık Meşe ile kaplıymış.Bugünkü mera o dönemler MUHTARLAR kabilesine aitmiş.
        MUHTARLAR denen kabile burayı tarla yapmak için ormanı kesip öküzlerle sürmeye başlıyorlar.MUHTARLARDA (MINDIK) ve (TARPOS) burada çift sürerken (HUSUK) ağa yanına adam alarak Çift süren MINDIK ve TARPOSUN sabanlarını kırıyor ve öküzlerini yaralayıp,MINDIK ve TARPOSUN kafalarını kırıyorlar.Bu olaydan sonra MUHTARLAR ile HUSUK ağa arasında bir husumet başlıyor. Örendeki Konak ağaları konaktan bir toplantı yapıyorlar.Bu toplantıya HUSUK ağa ve MUHTARLARDA MINDIK,TARPOS ve TARPOSUN Kardeşi CİSKO Katılıyor MUHTARLARDA üç kişide birisi konaktaki toplantıda HUSUK ağa içeri girdiğinde üç kardeşten biri yerinde kalıp HUSUK ağaya yer veriyor.Yer verme olayından sonra kardeşler birbirine güven olayı ortaya çıkıyor ve sürdükleri yeri,de o günde sonra burası köylülerin mera ve otlağı oluyor. MINDIGINMI TARPOSUNMU yanında hizmetçi olan KELIGINOGLU,na HUSUK ağa köyün berberine tıraş ettirilmiyor, İneği köy sığırını otlatana otlandırılmıyor,Koyunu köy çobanına otlandırılmıyor.Buna tepki olarak öldürme görevi veriliyor verilen görev harfiyle yerine getiriliyor KELIGINOGLU.HUSUK ağa öldürüldükten sonra.KELIGINOGLU, HUSUKU ağayı vurduktan sonra bir daha köye gelmiyor.           
        FENŞEHRİ yerleşimi yeri hangi tarihte kurulduğu bilinmemekle birlikte,yerleşim yerinin ortadan kalkması,da bilinmemekte.Deprem, Savaş ve doğal felaket demi vs nedenden dolayı yerleşim yeri ortadan kalkmış olabilir. Hatta daşlıkda bulunan (CICONUN) Cıbo Atasoy Dedenin diktiği söğütlerin karşısında kızılyarın altında bir,iki yerleşim yeri bile var.
       Buradan yaklaşık 1970 yılına kadar kara nohut bitmekteydi tabiki buranın taşlık oluşunda dolayı yıldan yıla oluşan tohumlar ertesi yıl tekrar devam etmekte demek ki o zamanlar buradan yerleşenler hayvancılıkğın yanında tarımla da uğraşıyorlarmış.Bu yerleşim yeri Fenşehri dönemin demi yoksa Dedefenginni kurulduğu döneme mi ait olduğu bilinmemekte dir.Bizim yazılı bir tarihimiz olmadığı için Dedefengi 1680, yaklaşık 16 yüz yıl sonlarına dayanmakta, Dedefengiye ilk gelen söylentilere göre Muhtarlar Kabilesi olduğu söylenmekte, tabi ki bu bir söylenti, bizim köyde aşiret yok bunun yerine kabile söylenir.
       Köyde 160 hane bulunmakta ancak ekonomik ve sosyal yaşamla ilgili nedenlerden dolayı çoğu hane boş durumdadır.Bu hanelerde oturan kişilerin birçoğu köyün dışında yerleşmiş ve halen oralarda yaşamlarını devam ettirmektedirler.Dışarıda bulunan aileler; Almanya,Adana,İstanbul,Bursa,Ankara, Mersin ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşamaktadırlar. Köyümüzde 1928 yılında açılmış olan bir ilköğretim okulu binası da bulunmaktadır. (Tel: 0 422 528 10 57) Ancak orta kısımdaki öğrenci azlığı nedeniyle 6,7 ve 8.sınıflar 8 yıllık zorunlu eğitim kapsamında taşımalı olarak komşu köy Karaterzi ‘ye taşınmak tadırlar.
       Dedefengiye gurur veren birçok hukukçu,öğretmen,doktor,hemşire,mühendis halen görevleri başında şevk ve azimle çalışmaktadırlar.Köyümüz kurulduğunda beri,yani Osmanlının yıkılışına kadar Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte köyün ismi olan DEDEFENGİ ismi yerine DEDEYAZI ismi konuyor.Bu gün bile bizim köylülerin haricinde çevre köyler bile Dedeyazi ismini bile bilmezler bunun yerine Dedefengi dedin mi hemen bilinmektedir.
         Köyümüz 1952 yılına kadar Akçadağ kazasına bağlıydı. Adıyaman Malatya`dan ayrılıp ayrı il olmasında dolayı Akçadağ bağlı iki köy olan biri Karaterzi ve Dedefengi köyleri Akçadağ´dan alınıp Doğanşehir`e bağlanmış. Cumhuriyetin kuruluşunda sonra nasıl ki köyde yaşayanlara köy adının değişmesi sorulmadığı gibi ilçe değişikliğinde de görüşleri alınmamış.
         Köyümüz halkı işi olmadığı şartlarda ilçeye gitmezler.Ancak Tabu dairesinde,Nüfus müdürlüğünde , Maliyede ve Jandarmada... vs işleri olacak ki Doğanşehire gideler.   Köyümüz en fazla ilişkisi eski ilçesi olan Akçadağ´la daha fazla oluyor. Ekonomik olarak da köyümüzün gerçek ilçesi Doğanşehir değil Akçadağ´dır. Nedendir ki Doğanşehir köyümüze 34 Km iken Akçadağ 18 Km dır.Dedefengi köyü MALATYA / DOĞANŞEHİR kazasının en eski yerleşim yerlerinden biridir. 2000 nüfus sayımına göre Nüfusu 604 tür.
        Köyümüz Malatya Merkeze 55 Km dır. Doğanşehir Merkeze 34 Km dır.Köyümüzün doğusunda Ören kasabası 7.5 Km, bulunmakta. Güney doğusunda Karaterzi köyü,Güney batısında Polat kasabası ve Çavuşlu köyü bulunmaktadır. Batısında Elbistan köyleri bulunmakta. Kuzey doğusunda Beksenbere ve Hüseyinoba bulunmaktadır. Kuzey batısında Kürecik köyleri bulunmaktadır.
       Köyümüzde birlik ve beraberlik çok güçlüdür. Eskiden bir köylü ev yaptığında bir köylünün ekini tarlada kaldığında ve ya hastalık, ölüm ...vs olduğunda hemen diğer köylüler yardım elini uzatırlar. Tabi ki bu gün bunları söylemek hiçte kolay değil, Bu dediklerimiz 1965 ve 1970 yıllarına dayanmaktaydı. Kapitalist tarım aletleri köye ve genel olarak Türkiye topraklarına girdiğinde sonra dayanışma, yardımlaşma ortadan tamamen kalmış bulunmaktadır.

Köyümüzde bulunan kabileler;
       

 (1) Muhtarlar,Bu kabile günümüzde iki soyadı kullanıyor, (1) DALLI. (2) GÖKÇEK

(2) APTIRAMANLILAR, Bunlarda 1 - ARSLAN,2 - ASLAN, 3 - AKTAN, 4 - GÜNEŞ, 5 - TOKTAŞ, 6 - TOSUN, 7 - YANİK, ve 8 - ERKAN, APTIRAMANLILARDA ,

(3) DEVÜRÇÜKLÜLER. Günümüzde şu soyadlarını kullanıyorlar. 1 - ATASOY, 2 - MİKE, 3 - ÖCAL, 4 - ŞEVKİ, 5 - DEĞER,6 - ŞENOL, 7 - IĞDIR, 8 - GUNDUR ve 9 – ÇELEBİ. . 
      

(4) TOZZUKLULAR, bunlarda şu isimleri var. 1 - KARAKAŞ, 2 - ÇAKİR, 3 - AVAZ,

(5) KASIMLILAR, bunlarda şu isimleri var . 1 - ÇELİKKAYA, 2 - AYTOP, 3 – DİLAR  4- DOĞANAY ve 5 TARKAN  
      

(6) BİLLOLAR, bunlarda şu isimleri var. YALÇİN ve ERDOĞAN  
      

 (7) KELLEGİL v y KAMOGİL, bunlarda şu isimleri var. Bunlarda ÖZCAN soyadlarını kullanıyorlar. 
        

 (8) POLATGİL , bunlarda Polat soyadlarını kullanıyorlar. 
     

   (9) DEDEGIL v y TOPOGIL, bunlarda şu isimleri var. Bunlarda iki soyadı kullanmakta. 1 - ERDEM  2 - KARGİN,       

 (10) ATEŞGIL, Bunlarda köyden kalanları Koç soyadlarını kullanmaktalar. 
      

 (11) Bir Ailede Topal soyadını kullanmakta.
    

    Köyümüze ait birde Mezra var.Bu Mezranın adı Gedik.Burada yaklaşik 6 -7 hane bulunmakta.Buradaki köylülerimiz Öcal ve Şevki soyadlarını kullanmaktalar.Dedefengi ye gelenler nereden gelmişler .
        KASIMLILAR Fındık köyünde gelmişler.APTIRAMANLILAR atmadan gelmişler.MUHTARLAR Karucukta gelmeler.TOZUKLULARI  nerden geldikleri bilinmemektedir.Köye en son gelenler DEVÜRÇÜKLÜLER Elbistanın Hasan Ali`de gelmeler.
         BİLLOLARDA Ören Kasabasında gelmeler. Köyümüz halkı Alevidir.Dedefengi Köyünde halkı iki dil konuşur biri Türkçe diğeri ise Kürtçe,dır. Kürtçeyi sadece DEVRÜÇÜKLÜLER konuşur.Köyümüzde okuma yazma oranı %90.%95 civarındadır.Köylülerimiz 1970 yılında önce Hububat,Hayvancılıkla ve Çukur ovaya ırgatlığa giderlerdi. Ektikleri hububat Buğday,Arpa,Mercimek,Pancar Nohut,Mısır ve Fasulye ekip kaldırmaktaydılar.
        Hayvancılıkla 
 yapan ailelerin 50 ile 200 arasinda küçükbaş  olmakla birlikte değişmekteydi, Bu Ailelerin çoğunluğu yazları köy yaylalarına, kış aylarında sıcak yerlere Adıyaman, Antep ve Urfa ilerine giderlerdi. Köyümüz 1970 yılında sonra tarım ve hububat da bir değişiklik oldu, bu değişiklik tabi ki Sürgüde yapılan Baraj değiştirdi.
        Köyün sulu arazisi Golon pınarı,Daşlik suyu, Köy pınarı ve Köme kavak pınarıda bulunan su kaynaklarıyla yapılırdı. Barajın gelmesi bizim diğer susuz arazilerde sulu tarıma geçilmişti. Şununuda söylemeden geçmeyelim Sürgü suyu geldiğinde bizim köylülerde diğer çevre köylerde biliçlenderilmediği için her yıl üst üste fasulye ektikleri için toprak ister istemez tuzlandı.
        1980 yılından önce köyden kaysı olmasına rağmen kaysıda sadece evlerinin ve ailelerin geçimini zor karşılıyorlardı. 80 yılından sonra ilaçlama başladığında kaysı dikimi çoğaldı ve kaysı ağacının kesimide olmadı.Bilindiği gibi ülkemiz ekonomik ve siyasi olarak bağımsız denilmesine rağmen aslında göbekten bağımlı bir ülke. 
         Başta ABD ve AB`ye iktidara gelen hükümetler IMF ve DB`ye  bağımlı olmasından dolayı ülkedeki t, hayvancılık ve bahçecilik yok oldu.Köyümüze ait 9 tane yaylamız var. Yaylaların adları ; Göl, Dılav,Ballık, Seki, Kuyu, Haymalar, Koru, Aksu ve Ankıt yaylaları. 3 yaylamız çok güzel ve de görmeye değer konumda Aksu, Göl ve Koru yaylalarımız.Sularında bir beş dakika elinizi durduramazsınız. Köyde bulunan kaynak pınar ve suları; Golon suyu, Daşlık suyu, Kömekavak pınarı, Köy pınarı ve Kaynarca pınarı bulunmaktadır. Bu dört pınarımız da yaz mevsiminde serinlemek, gezmek ve piknik yapmak için harika yerler arasında.Köyümüz yaylalarında yaklaşık 3 tane mağara ve Sarnıç bulunmaktadır. İki mağara ve bir sarnıç Balık yaylasında diüer mağara ve bir sarnıç Kuyu yaylasında.Bir sarnıçta Ankit yaylasında.Bir mağarada bizim sınırla Küreçiklilerin arasındaki Mağara Cıbo mağarası bulunmaktadır.  
          Köyümüzdeki semt ve yer adları,Alan,Bal armut,Kuron,Köme kavak,Köy pınarı,Pohluça, Erikli,Kabır oku,Orta çayır,Çiçekli,Kaynarca,İlice,Topuk çayır,Oyum ucu,Düz oyum,Komon, Bal kuduk,Cıngıl,Karşı Gedik,Çanakçı,Köyönü,Bıllız, Değirmen sırtı, özün içi ve Melemez... vs 

         Köyümüzde bol miktarda demir madeni yatakları bulunmaktadır.1960 yıllarında incelenip daha sonra işletiminden vazgeçilen maden,bugün yeniden işletime açılmıştır.MTA (Maden Tetkik Arama) nın taşeron bir şirkete verdiği bu madende şu an 15-20 dolaylarında sigortalı işçi çalışmaktadır.Çalıştırdığı işçilere çok az bir para karşılığında çalıştırıyor. Hatta kölelik ortamında bir aylık veriliyor.Çalışan işçiler 600-700 TL  bir aylık almaktalar.
         İşletme çevre sorunlarına hiç aldırış etmeden kuralsız bir biçimde çalışıyor.Buda tabi ki köyümüze zarar veriyor. Bu gün köy halkı sesini çıkarmıyor ama elindeki içme suyu kaybolduğunda  ve su yatağı değişmesi köy halkının sonradan anlayacak zarar olacaktır.Köyün içme suyunun gözüyle işletme arası en fazla 500 metre. İşletmenin açtığı çukurlarda çok miktarda su toplanmış. Bu toplanan suların içinde ağır metal karışımı var mı buda bilinmemektedir.Bu sular köyün içme suyuna yada yer altı sularına karısıyormu bilinmemektedir.   

KAYNAK : İbrahim DALLI

Eksiklerimiz varsa  bunları  bizlere  iletebilirsiniz.İletişim mail adresimiz : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 01:49
 

                                                                MUTLU GİYİM  OSCAR SİNEMA CLUP