|
Yürekleri DEVRIM atesiyle dolu bu yigit canyoldaslarimiz;Emperyalizme ve onun uzantisi ve isbirlikcisi egemen siniflara ve onlarin iktidarlarina karsi Türkiye halklarinin Kurtulusu icin yaktiklari ilk devrim atesini söndürebilmek amaciyla 6-Mayis-1972 yilinda,Egemenlerin sadik usaklari ve kuklalari tarafindan idam edilerek katledildiler.Onlarin tek sucu ülkelerini ve halklarini sevmeleri ve Amerikan emperyalizmine karsi bagimsizlik bayragini acip ülkenin tam bagimsiligi,Kurt ve Türk halklarinin gercek kurtulusu amaciyla Sosyalizme giden yolda Devrimin ilk kivilcimlarini atmis olmalariydi. DENIZ,YUSUF,HÜSEYIN yoldaslarin Devrime ve Sosyalizme olan inanclari vede mücadele kararliliklari tamdi.O inanc ve kararlilikla ugrunda genc bedenlerini feda ittikleri Devrim ve Sosyalizm mücadelesinde, geride biraktiklari onurlu miras yolumuzu aydinlatmaya devam ediyor. !960' li yillarin sonlarina dogru,özellikle 67-68 yillarinda Dünya capinda yükselen genclik hareketleri Türkiye gencliginide önemli ölcüde etkiledi.Özellikle Üniversite gencliginin "Demokratik egitim ve özerk üniversite v.s." talepleriyle baslayip giderek yayginlasan mücadeleleri sürec icerisinde siyasi bir kimlige bürünmeye basladi. Dönemin genclik önderlerinden DENIZ'LER,MAHIR'LER,KAYPAKKAYA'LAR Türkiye Devrimci hareketinde yeni bir cigir actilar.Bunun sonucu DENIZ ve yoldaslari THKO (Türkiye Halk Kurtulus ordusu),MAHIR ve yoldaslari THKP-C Türkiye halk kurtulus Parti Cephesi),IBRAHIM ve yoldaslari TIKKO (Türkiye isci köylü Komünist Ordusu) gibi örgütler kurdular. DENIZ GEZMIS,YUSUF ASLAN,HÜSEYIN INAN,SINAN CEMGIL ve diger yoldaslar önderliginde kurulan THKO'nungelisme dinamigi ve belirleyici toplumsal dayanagi ögrenci genclik ve onun hareketi olmustur.Diger bir deyimle THKO radikal genclik hareketi icinde gelen militanlarin profesyonellesmesi sonucu ortaya cikmistir.THKO kadrolarinin onemli bir kismi zaman zaman Filistin kamplarina giderek orada hem gerilla egitimi almis hemde ABD emperyalizminin bir ileri karakolu durumunda olan israil siyonizminin Filistin topraklarini isgaline karsi Filistinlilerin saflarinda militanca savasarak Anti emperyalist ve enternasyonalist bir devrimci kimlige sahip olduklarini da emperyalislere ve onun uzantisi usaklarinin baski,sömürü ve zulmüne karsi;her zaman ve her yerde ezilen ve sömürülen mazlum dünya halklarinin yaninda olduklarini eylemleriyle kanitlamislardir. THKO'da yukarida belirttigim diger örgütler gibi dönemin pasifist,reformist ve revizyonist kosullarinin ortaya cikardigi bir örgüttü.Dönemin ekonomik,sosyal,siyasi kosullari iyice irdelenerek ortaya cikmis,isci sinifini temel alan,sinifin örgütü olma özelliklerine sahip ve bugün istenilen düzeyde olan bir örgüt degildi.(Mevcut o günkü yapilari,örgütlenme ve mücadele anlayislari sadece ülke ici kosullarlada sinirli degildi.Örgütlenme ve mücadele anlayisindaki hata ve zaaflarda Uluslar arasi etkilerde sözkonusuydu.Örnegin:Latin Amerikadaki hareketler.Cin devrimi ve halk savasi anlayisi,kirlarin esas alinmasi gibi.) Her seye ragmen THKO ve onun mücadelesi bir döneme isik tutmasi ve bugün yürütülen mücadelede gecmisin hata ve zaaflarinda dersler verici olmasi yönüylede ayri bir öneme sahiptir.THKO Örgütlenmesiyle,siyasal pratigiyle,siyasi ve ideolojik temelli sitrateji ve taktikleriyle Türkiyede o günkü kosullarda devrim yapacak bir gücte elbette degildi.Bunu;THKO savascilarinin ortak savunmasini mahkeme heyeti karsisinda yapan Yoldas HÜSEYIN INAN'in bir ara yazili savunma metninde gözlerini ayirarak;"Biz bir avuc militanla yola cikilarak devrim yapilamayacaginin cok iyi bilincindeydik.Biz sadece devrime giden yolda bir kivilcim attik.Bu kivilcimin giderek büyüyerek söndürülmesi mümkün olmayan bir DEVRIM atesine dönüsecegine inancimiz tamdir." diyerek acikca belirtmisti 1970'lere dogru egemen siniflar icine düsmüs olduklari ekonomik ve siyasi bunalimdan kurtulmanin cikis yollarini ariyorlardi.Bircok fabrikada ve is yerlerinde gelisen grevler,Üretici köylülerin eylemleri,toprak isgalleri,ögrenci gencligin yükselen mücadelesi vedeDENIZ'lerin,MAHIR'lerinIBRAHIM'lerin önderliginde gelisen devrimci hareket bu bunalimi giderek dahada derinlestiriyor ve egemen güclerin yüregine korku saliyordu.Türkiye egemen siniflari veagababalari ABD emperyalizmi Mevcut sivil siyasi iktidarla bu bunalimdan siyrilamayacaklarina kesin kanaat getirdikten sonra,Kendilerine usaklikta ve hizmette asla kusur etmemesine ragmen O dönemin hükümeti ve ohükümetin basi olan Süleyman Demirel 'i, yine agababalari ABD emperyalizminin icazetiyle 12-Mart-1971de askeri bir darbe yoluyla devirerek IKtidari askerlerin eline verdiler.Böylece 12-Mart askeri fasist diktatörlügü kuruldu.Bu askeri fasist cuntanin misyonu önceden belirlenmisti.Bunalimin yükü isci sinifi ve emekci halkin sirtina sarilarak Egemen sinifin ve onun iktidarinin bunalimdan cikisi saglanacak ve egemenligi yeniden pekistirilecekti.Bu amacla askeri fasist cunta kollari sivayarak ise koyuldu. Emekci halkin yükselen mücadelesini,Bilumum ilerici,demokrat,devrimci muhalefeti bastirmak icin azginca saldirmaya basladi.Basta ilerici devrimci nitelikli sendikalar olmak üzere demokratik kitle orgutleri,bazi partiler,(TIP),meslek örgütleri kapatildi ve yöneticileri,bir kisim üyeleri gözaltina alinarak acimasizca iskence tezgahlarindan gecirilerek tutuklandi.Bir cok devrimci, demokrat Bilim adami,Aydin,Gazeteci,Yazar'da ayni akibete ugradi.Iskence gördü,tutuklandi,yargilandi ve ceza giyenler oldu. Bütün bu fasist terörün öncelikli hedeflerinin basinda;Türkiye Devrimci hareketine yeni bir boyut kazandiran DENIZ'ler,MAHIR'ler,IBRAHIM'ler gibi Devrimci önderlerin yokedilmesi planlari geliyordu.Bu plan hedefi cercevesinde darbe ile birlikte devrimcilere karsi yogun ve acimasizca bir saldiri baslatildi.Bu dönemde THKO savascilarinin bir kesimi Malatya iline bagli Akcadag ilcesi sinirlari icerisinde kalan kirsalda daglik bölgeye cekilmisti.Diger bir kesim ise hala sehirlerde idi. saldirilar giderek yogunlasiyordu.Sehir kadrolari da bazi eylemlerden sonra (Ankara-Emek is bankasi soygunu,Ankara Gölbasinda Amerikali askerlerin kacirilmasi v.s. gibi) Kirsala cekilme karari aldilar ve yakalanmadan güvenlikli bir sekilde gidilecek yere ulasabilmek icin farkli güzergahlardan yola ciktilar.Ama Aksilikler ve olumsuz tesadüfler onlarin yakasini birakmadi.HÜSEYIN INAN;M.Nakiboglu ile birlikte Kayseri pinarbasinda HUSEYIN INAN'indayisinin evinden sabaha karsi ev kusatilarak yakalandilar.DENIZ GEZMIS ve YUSUF ASLAN ise yola ciktiklari motosikletin arizalanmasi sonucu uzun süreli bir musademereden sonra 16-mayis-1971 tarihinde yakalandilar.(YUSUF ASLAN catismada yaralanarak yakalanmisti.)Daha sonraki sürecte yakalanan THKO savascilari ile birlikte Ankara 1 nolu askeri mahkemede yargilandilar. 18 savasci idamla yargilandi.Askeri yargitayinda karariyla DENIZ,YUSUF ve HÜSEYIN'in idam fermanlari onaylandi. O günün idam hükmü kurallari geregi idamlarin infazi icin Millet Meclisinin ve Senatonun cogunluk onayi gerekiyordu.Dosyalar mecliste onaylanmadan S: demirel kendi partisinin (adalet partisi) grup toplantisinda; 27-mayis-1960 askeri darbesinden sonra idam edilen dönemin basbakani Adnan Menderes ve iki arkadasini kastederek,"kisasa kisas,yani 3'e 3"diyerek DENIZLERIN idaminin onayi icin oy vermelerini istiyordu.Oylama yapilirkende Demirel; bir yandan idamlarin infazi icin zevkle bir elini kaldirirken diger yandanda kendi parti grubunun üzerinden gözlerini ayirmadan onlari siki bir sekilde denetliyordu.Daha sonra Senatoya gelen dosyalar Senato grubununda onayindan gectikten sonra 6-Mayis-1972 sabahi ÜC yigit DEVRIMCININ idamlari Ankara ulucanlar ceza evinde infaz edildi. 12-Mart cuntacilari MAHIR CAYAN ve bereberinde 9 devrimciyi Tokatin Niksar Ilcesine bagli Kizildere köyünde,Ibrahim Kaypakkaya'yi Diyarbakir iskencehanelerinde,Sinanlari Nurhakta,Ulas ve H.Cevahiri Istanbul'da katletti.Cuntacilar hedef aldiklari bu yigit Devrimci önderlerin bedenlerini ortadan kaldirinca hakim siniflar ve onlarin usaklari acisinda herseyin düzelecegini ve ortamin süt liman olacagini düsünüyorlardi.Bu gelenek öteden beri Atalarindan onlara mirasti.("Bir kacini ipten sallandir ibreti alem icin bak ortam nasil düzelir"teranesi) Hukuksal anlamda DENIZLERIN idamini gerektiren hic bir suc yoktu.Onlarin tek sucu Ülkelerini ve ülke halklarini sevmeleri ,onlarin kurtulusu ugruna canlari pahasina mücadele etmeleri idi. Ama onlara miras osmanli atalarinin bir gelenegi olarak 'kelle' gerekiyordu.Kendi hukuk kurallarini,kendi yasalarini bile hice sayarak üc fidani ipte sallandirdilar.Idam kararlarini veren Mahkemenin baskani Fasist cellat ali elverdi:O bir ibret-i müessese olmustur." "Ben yalniz adli degil siyasi kararlarda verdim"diyecektir.Bu kural tanimayan fasizan uygulama K.MARKS'in SU sözlerini bir kez daha kanitliyordu."BURJUVA HUKUK KITAPLARININ BIR SAYFASI DOLU,BIR sayfasi bostur.DOLU SAYFALAR EMEKCILERI BASKI ALTINA ALACAK KURALLARLA DOLUDUR.BOS SAYFALARDA BURJUVAZININ IHTIYAC DUYDUGU SEKILDE DOLDURULMAK ÜZERE HAZIR TUTULUR." Cuntacilar bu kararlariyla karsilarinda af dileyen,nedamet getiren Gencler bekliyordu.Oysa onlar en gür ve en kararli sesleriyle ankara semalarini yirtarcasina Halka,Devrime ve sosyalizme olan inanclarini cellatlarinin suratlarina bir kez daha haykirarak, davalarina olan inanc ve bagliliklariyla egemenlerin ve onlarin usagi cuntacilarin yüreklerine korku saliyorlardi.DENIZ'leri asmalari onlara hic bir sey kazandirmadi. Tam tersine onlarin bu ülke topraklarina ekmis olduklari devrim tohumlari filiz verdi, yeserdi ve on binlerce DENIZLER,HÜSEYINLER.YUSUFLAR,MAHIRLER,IBRAHIMLER yetistirdi. Idamlarinin ardindan tam 38 yil gecti.Ölümleri pahasina bagli olduklari inanclari,savunduklari devrim ve sosyalizm kavgasi hala devam ediyor. Onlarin türküleri söyleniyor. Haykirdiklari siloganlar bugünde mücadelenin oldugu her yerde yükselmeye devam ediyor.Her 6-mayista onlari asanlar lanetlenirken DENIZLER cogalmaya devam ediyor. DENIZLERI anmak,DENIZLERI anlamak onlarin davasina,savunduklari degerlere yani devrim ve sosyalizm davasina sahip cikmakla olur.Onlar Kürt ve Türk halklarinin,Bagimsizlik,demokrasi ve sosyalizm özlemlerini dile getirdiler ve bu inancla canlarini feda etmekte en ufak bir tereddüt göstermediler.Bu gerceklede ayni zamanda bizlere ögretmeye devam ediyorlar.
DENIZLER ASLA MILLIYETCI OLMADI: Gerek sol gerekse sag cenahtan bazi mihraklar DENIZLERIN Ulusalci/ Milliyetci olduklari seklinde iddialarda bulunmaktadirlar.DENIZLERIN;savunmalarindan ,ulusal kurtulus hareketinden ve M.Kemalden söz etmelerini,6.filoya karsi eylemlerini,savunmalarinda ve son sözlerinde; tam bagimsizliktan sözetmelerinide ,bu mesnetsiz iddialarina gerekce olarak göstermeye calismaktadirlar.Hitler fasizminin propoganda bakani Göbels vari bu iddialar,irkci / söven milliyetci odaklarin faydaci yaklasimlarindan ve asilsiz söylemlerinden öte birsey degildir. Türkiyede devrimci mücadelenin(hatasiyla,sevabiyla) hizli bir gelisme gösterdigi 1970'li yillarda, Hakli olarak Ülkenin tarihi, toplumsal gelisim süreci icerisinde yasa diklari dönemin baskilarina,zulmüne, sömürüye boyun egmeden isyan bayragi acmis, direnisler örgütlemis ve mücadeleleriyle destanlasmis halk kahramanlari, günümüzde yürütülmekte olan devrimci mücadelede,Türküleriyle,mücadele anilariyla,kahramanliklariyla,örnek bir temelde yasatilmaya calisilirken,( Örnegin. KÖROGLU;DADALOGLU;SEYH BEDREDDIN;DEDEM SULTAN;PIR SULTAN ABDAL;KAVA;SEYIT RIZA ve daha niceleri...) adlarini dahi agizlarina almayan bu malum mihraklar daha sonralari (KAVA, SEYIT RIZA disinda) bu halk kahramanlarina sahip cikmaliyiz diyerek;bu yigit halk kahramanlarini sadece ve sadece cikar amacli istismar etmeye kalkmislardi.Kamuoyu edinmek ve taraftar kazanmak amaciyla irkci/ söven emellerine alet etmeye kalkismislardi. Fasizmin savunucularinin ve uygulayicilarinin dünya genelinde oldugu gibi,ülkemizdede her firsatta basvurdugu bu riyakarca tutum onlari;DENIZLERIN onurlu mücadelelerini istismar etme gafletine kadar düsürmüstür bu zavallilari. DENIZLER:daragaclarinda,"Yasasin tam bagimsiz Türkiye! Yasasin Marksizm, Leninizm!Yasasin Kürt ve Türk halklarinin kardesligi! Yasasin isciler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!Ysasin Devrimciler! Kahrolsun fasizm! Yasasin isciler, köylüler ve devrimciler! Kahrolsun fasizm!" diyerek ve cellatlarinin suratlarina samar atarcasina haykirarak ,isciden,emekciden yana,Anti milliyetci enternasyonal devrimciler olduklarini acikca tanitlamislardir.Ayrica katledilislerinin yil dönümü olan her 6- mayis'ta Binlerce; iscinin, emekcinin devrimcinin bu üc fidanin mezarini ziyaret ederek onlari saygiyla anmalari, mücadelelerinde yasatma sözü vermeleri ve andicmeleri,onlara sevgi ve saygilarini sunmalari da DENIZLERIN halktan,haktan ve emekten yana duruslariyla ve mücadeleleriyle halka malolduklarini göstermektedir.
DENIZLER SADECE GENCLIK ÖNDERI DEGILDI: DENIZLER; 1965'te baslayip,Giderek yayginlasan,gelisen ve yükselen ve 1968' doruk noktasina ulasan vede tarihe " 68 DÜNYA GENCLIK HAREKETI " olarak gecen genclik hareketinin türkiye'dende örgütlenmesine,gelisip güclenmesine önderlik etmislerdir. Gencligin "Özerk üniversite,Demokratik ve bilimsel egitim,Üniversite yonetimine ögrencilerin katilimi v.s."talepler dogrultusunda mücadelelerini örgütleyen ve yayginlasip yükselmesine önderlik etmislerdir. Bütün bunlar yasanmis ve herkesce bilinen gerceklerdir. Ancak Türkiye genclik hareketinin bu yigit önderleri DENIZLER,MAHIRLER,IBRAHIMLER sadece genclik hareketine önderlik etmekle yetinmemislerdir. Onlar,TMTF,DEV-GENC gibi genclik örgütlerinde ve TIP'in genclik örgütlenmesi icerisinde yer alarak Türkiye isci ve emekci halklarinin kurtulusu ugruna yürütülen mücadelenin icerisindende en aktif bir sekilde yeralmislardir. Yukaridanda kisaca degindigim gibi,TIP'in ve o dönem illegal olarak var olan TKP'nin ve ondan kopan bazi illegal gruplarin (MDD,Kivilcimlicilar gibi) Pasifist,reformist,revizyonist oportinist tutumlari ve özellikle TIP ve benzerlerinin uzlasmaci sag oportünist tutumlari,bu devrimci genclerin TIP'te ve digerlerinden kopmalarina ve kendi örgütlerini kurmalarina neden olmustur. (THKO,THKP-C,TIKKO) DENIZLER; Ögrenci genclik hareketi icerisinde baslayarak isci ve emekcilerin bagimsizlik,demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde en ön saflardan yeralmis ve sürec icrisinde kurduklari örgütler icerisinde bu mücadeleyi o kisa ve onurlu yasamlarinin sonuna kadar sürdürmüslerdir. DENIZ ve yoldaslari;Bu sürecte,defalarca Istanbul,Izmir ve Mersin Limanlarinin davetsiz misafiri ABD emperyalizminin akdenizdeki militer gücü 6. filoyu limanlarimizdan defetmek icin eylemler düzenlemis ve ABD'li askerleri yerli isbirlik cileri fasist resmi ve sivil güclere ragmen denize dökmüs ve 6. filoyu limanlarimizda cikarmislardir.Abd emperyalizminin ülkemiz üzerinde artan sömürgeci ve isgalci baskilarina ve onlarin isbirlikcilerine karsi Samsun'dan Ankara'ya bagimsizlik yürüyüsü düzenlemislerdir. Zonuldakta maden iscilerinin grevlerinde,Corum'da belediye temizlik iscilerinin Ankara ve oradanda istanbul yürüyüslerinde,1970 yilida yapilan ve Türkiye isci sinifinin mücadele tarihine altin harflerle yazilan sanli 15-16 haziran direnisinde,Egeli tütün,üzüm ve pamuk üreticilerinin,Malatya'nin hashas üreticilerinin v.s. protesto mitinglerinden,Ege,Diyarbakir,Mardin,Hatay ve daha bircok bölgenin toprak isgallerinde, ve daha bircok isci ve emekci grev,isgal ve direnislerinde, örgütleyici olarak veya aktif olarak yer aliyorlardi.HATA VE YETERSIZLIKLERINE RAGMEN,YAPTIKLARI BANKA SOYGUNU;abd ASKERLERININ REHIN ALINMASI;kIR GERILLA HAREKETININ BASLATILMASI GIBI EYLEMLERIYLEDE Devrime giden yolun önündeki engellerin nasil asilacaginin ve devrimci mücadelenin nasil olmasi gerektiginin vede teslimiyet,uzlasma zincirlerinin nasil kirilacaginin sinyallerini vermis ve bu mücadelenin SAHSI CIKARSIZ KARARLI,inancli,yilmaz savunucusu ve yol gösterici önderleri olmuslardir. Onlarin, dönemin kosullari geregi yaptiklari birtakim hata ve zaaflara ragmen, yukarida belirttigimiz eylemleri.örgütlü mücadele anlayislari ve burada sayamayacagimiz kadar cok sayidaki kitle eylemi icerisinde yer almalari,örgütlemeleri ve yönetmeleri,kisaca Türkiye devrimci hareketinin yönünü belirleyici kivilcimi ateslemeleri ,sadece genclik hareketi önderleri olmayip, Türkiye devrimci hareketinin önderleri olduklarini dosta düsmana kanitlayan somut kanitlardir.Bunun aksi iddialarda bulunanlar ya bir gercegi görmezlikten gelip üzerini küllemek istiyorlar yada kasitli ve art niyetli bir tutm ve davranis icerisinde olmak suretiyle art niyetli davraniyorlar.
DENIZ,YUSUF,HÜSEYIN YASIYOR VE EBEDIYEN YASAYACAK ! AMA ALI ELVERDI BOGULARAK ÖLDÜ: Hesap sorulamadan ölen fasist general Ali Elverdi,19-nisan 2010 tarihinde yedigi yemegin nefes borusuna kacmasi sonucu bogularak can verdi. Bu eli kanli celladi gecmisine giderek kisaca tanimaya calisalim. 21-mayis-1963'te Harb okulu komutani Albay Talat Aydemir'in önderliginde yapilan askeri darbenin basariya ulasmamasi sonrasinda,mevcut hükümet lehine radyodan bildiri okudu.Elverdi mahkeme esnasinda Talat Aydemiri göstererek;"Bana silah cekti ve ates etti,ceketim delindi." iddiasinda bulunmustu. Talat Aydemir anlatiyor: A.Elverdi mahkemeye amme sahidi olarak gelmis.Kendisini hakiki bir kahraman gibi göstermek icintürlü yalanlar söylüyodu.Bu meyanda benim icinde sunu söyledi:'Ali Elverdi radyo evinde mukabil anons yaparken,üstegmen Erol Dincer kendisini tevkif edip,harb okuluna getirmisti.Bütün isleri bozan ve bizim maglup olmamizi saglayan bu sahsa o anda büyük infial vardi.Talebeler cok heyecanli bir vaziyette onu öldürmek istiyorlardi.Ben mani oldum, hatta talebelerin tomsonlarina karsi ben gögsümü dayadim.Talebelerin heyecanini teskin ettim.A. Elverdinin hayatini o gece kurtardim... Odama aldim ayaklarima kapanmis,Albayim sen bilirsin,ben durumun böyle oldugunu bilmiyordum,ne istersen emret yapacagim, diye yalvariyordu.Iste bu sahsiyetsiz insan mahkemede ifade verirken,bana iftira ederek, kendisine odamda tabanca cektigimi iddia ediyordu... Iste (!)Iste iyi gün dostu ve bir vefakar arkadas (!) numunesi. Tug general rütbesine kadar yükselen fasist elverdi,12-mart-1971 askeri darbesinde Ankara sikiyönetim komutanligina getirildi.DENIZ GEZMIS,YUSUF ASLAN, ve HÜSEYIN INAN'in idam kararini veren Ankara 1 numarali siki yönetim askeri mahkemesinin baskaniydi.DENIZ,YUSUF ve HÜSEYIN'in idamini,bu cellat;"Onlar asildiktan sonra hadiseler durmustur diye savundu. DENIZLERIN avukati Halit CelenkA.Elverdi'nin uc gencin asilmasini bir agaca yaslanarak izledigini yazar.DENIZ GEZMIS'in daragacinda 25 dakika can cekistigini kilini kipirdatmadan ve büyük bir keyifle sigarasini tüttürerek izleyen bu fasist cellat,1977'de yazdigi "Bu vatana kastedenler" adli kitabinda,(Senin vatanperverligini sevsinler) idam cezasini söyle savunmustu:"Sehpaya ciktiklari zaman,kelime-i sehadet getirmek yerine,kahrolsun emperyalizm.Yasasin bagimsiz Türkiye.Yasasin Kürt ve Türk halklari diye bagirdilar.Iste bu beyni yikanmis militanlar,idam sehpasinda dahi Komünizm propogandasi yapiyor ve arkasindan gelecek olanlara cesaret vermek istiyorlar.Onlari astigim icin,Türk ceza kanunlarini millet adina muhakeme ederek tatbik ettigim icin bana,'katil Elverdi' diyorlar... 1. THKO davasinda yargilanan 18 THKO'lu Devrimcinin idami icin kalem kirip,bunlardan ÜC FIDANIN idamlarini infaz ettiren fasist general elverdi'nin hic bir hukuk egitimi ve hukuki bir kariyeri yoktu.Kendi deyimiyle,vermis oldugu tamamen siyasi olan bir kararla DENIZLERI katletti. Türkiye'nin NATO üyeligine kabulü icin, Tamamen ABD emperyalizminin cikarlarina hizmet eden bir kararla Türkiye askerlerini KORE'ye göndererek büyük bir cogunlugunun ölümüne neden olan,Türkiye'yi "kücük Amerika yapacagiz"diyerek ve ülkenin dört bir yanini ABD üstleri,radarlari ve silahlariyla doldurup, ülkeyi Ekonomik,siyasi,askeri,kültürel v.s. her yönüyle Amerikaya bagimli kilan ve ülkeyi ABD emperyalizmine peskes cekerek isbirlikcilikte sinir tanimayan,Menderes ve arkadaslari icin,"Onlar sehit oldular",Hic bir sahsi cikar gözetmeksizin,halkinin ve ülkesinin cikarlari ugruna mücadele eden ve bu ugurda canlarini seve seve vermekten en ufak bir tereddüt göstermeyen bu yigit DEVRIMCI SAVASCILARA ise "Onlar haindi" diyor,Fasist katil Elverdi.Böylece devrimcilere,emekcilere kin ve nefret kusmaya devam ediyordu.( NOKTA dergisine yaptigi röportajda.) Devamla:"Yüzlerce dosya mahkemelerde durdukca olaylar durmaz.O dosyalar Mecliste bekletilmeyip infaz edilse, bakin olaylar nasil durur.Bunlarin sürüncemede kalmamasi gerek." diyerek ölümü idamlari, kan dökmeyi adeta kutsuyordu. Mahir Cayan'la birlikte on devrimcinin Kizilderede katledilmesini yeterli bulmayip,bu katliamda sag kurtulan Ertugrul Kürkcü icinde,"idam edilmeliydi" diyebiliyordu. Cellat Elverdi topraga verildi.Hic kusku yokki onlar Halkin evlatlarini katlederek halkin nefretini ve öfkesini kazandilar.Tarihe eli kanli katil yaftasiyla gecen bu fasist generaller yaptiklarinin hesabini vermeden gitseler bile,onlar halkin vijdanindan mahkum olmuslardir. Halefleride "Asmayipta besleyelimmi?" diyerek ve onlarca devrimciyi katlederek,seleflerinin izinde yürümekten ve dolayisiyle egemenlere hizmetten kusur etmediler.Ama katil olarak anildilar, aniliyorlar ve anilacaklar. Oysa DENIZLER ve onlarin izinde giderek daragaclarinda sallandirilan,kursunlanan,iskence tezgahlarinda katledilen DEVRIMCILER ise cogalarak ve Halklarin yüreklerine taht kurarak,saygiyla aniliyor,ve halklarin devrim ve sosyalizm mücadelesinden yasamaya devam ediyorlar.
ÖDÜLLENDIRILMISLERDI:
Katil Elverdi ve DENIZLERIN yargilandigi sikiyönetim askeri mahkemesinin savcisi Baki Tug ( ki Idamlarla ilgili iddianameyi hazirlamakla kalmayip, israrla idam talebini savunmak suretiyle idam kararlarinda ve idamlarin uygulanmasinda önemli role sahiptir.) ve nami diger adiyla "Ziverbey köskü iskencecisi ve dönemin 1. ordu ve Istanbul bölgesi sikiyönetim komutani Faik Türün (Bu zatta bütün yetkileri elinde topladigi bu dönemde;Ziverbey köskünü iskencehane yaptirarak,buradan bircok devrimciyesendikaciya,aydina,bilim adamina,gazeteciye insanlik disi iskenceler yaptiran,devrimcileri polis ve jandarma kursunlariyla katlettiren diger bir eli kanli generaldir.)sivil yönetime gecildikten ve kendilerinin ordudan emekli olmalarindan sonrqa 1974 yilinda yapilan Milletvekili genel secimlerinden Demirelin Adalet Partisinden (AP) milletvekili sectirilerek,Demirel tarafindan adeta ödüllendirilmislerdir. Bu eli kanli katilleri böylece ödüllendiren ve yukaridanda belirttigim gibi,DENIZLERIN idam edilmesi icin her türlü cabayi sarfeden Demirel;6-mayis 2010 günü gazetecilerin,DENIZLERIN idamlariyla ilgili sorolari üzerine söyle diyor:"O devir icerisinde benim siyasi sorumlulugum yok.o gün ülkeye hakim olan güc benim elimdende hükümeti almisti.... Hayir sadece icim sizlar, simdide sizlar. O zamanda sizlamisti.Ama ülkede kanunu nizami cigneyemeyiz ki..." Aslinda Demirelin bu aciklamasinin her kelimesi bir cevap gerektiriyor.Fakat bu yazi simdilik bu konuda fazla sözün yeri degil. Demirel'e soruyorum;Iciniz sizladigi icinmi Idamlar Meclisten görüsülüp oylanirken,Partiyin (AP) Meclis gurubunda en ön sirada otururken, hem keyifle idamlara evet diyerek elini kaldirip hemde arkaya dönerek;(acaba elini kaldirmayan varmi diye)parti gurubunu Denetlediniz? Yüzsüzlügün bu kadarinada pes dogrusu. Sayin Demirel Burjuva politikacilarinin politik misyonlari geregi,sizde bunlardan birisi olarak politik hayatiniz boyunca türlü yalanlar söylediniz.Biz halk olarak bu yalanlarinizi "söyleyene degil söyletene bak" öz deyisini kullanarak gecistiriyorduk. Su an aktif politikanin disindasiniz.Üstelik bir ayaginiz cukurda,(Allah tezinden versin)nolursun bir kerecik olsun bir dogru laf söyle su fani dünyada gider ayak.
YUSUF,INAN,DENIZ! ONLAR BIZIM ÖNDERIMIZ!
DENIZLER,YUSUFLAR,HÜSEYINLER ÖLÜMSÜZDÜR!
YASASIN DEVRIMCILER!KAHROLSUN FASIZM! F A S I Z M E Ö L Ü M H A L K A H Ü R R I Y E T ! Gülaga Kizilyürek
|